“Maaşım iki dönem önceki asgari ücrette kaldı”

“Maaşım iki dönem önceki asgari ücrette kaldı”

Asgari ücret yüzde 30’luk ara zamla 5.500 liraya yükseltilirken, bazı işverenler çalışanlarına asgari ücretin altında maaş veriyor. İşverenlerin bazıları ücretin bir kısmını elden geri alırken, bazıları çalışma saatlerini artırıp mesai ücretlerini ödemiyor.

Gazete Duvar’dan Müzeyyen Yüce’nin haberine göre Mersin’de faaliyet gösteren özel bir okulda bilgi işlem sorumlusu olarak görev yapan Sevda Aral, maaşının iki dönem önceki asgari ücrette kaldığını ifade ediyor.

“7 ay sigortasız 2 bin TL’ye çalıştım”

Aral, “Benim maaşım 4 bin 250 TL’ye dahi henüz çıkarılmadan yeni bir artış daha geldi” ifadelerine yer vererek yaşadığı süreci şu sözlerle anlattı:

Ben pandemiden kısa süre önce özel okulda çalışmaya başladım. Yaklaşık 7 ay sigorta dahi yapılmadan 2 bin TL’ye çalıştım. Sonrasında korona virüsü salgını olunca okullar kapandı ve bizi ücretsiz izne çıkardılar. Ancak pandemi süresince yasak olmasına rağmen ara ara okulu açarak ders verilmeye devam edildi. Biz de tabi bu süreçte tam gün çalışmamıza rağmen ‘evde otursanız hiç para alamayacaktınız’ denilerek yarı ücret ödendi. Salgın sonrası yaptığımız itirazlar sonucunda sigorta yaptılar ve maaşımı o günün asgari ücreti olan 2 bin 825’ye çıkardılar. Bu sondu; maaşımda bir daha artış yapmadılar.” 

“Hukukçu olan okul sahipleri haklarımızı yedi, kılıfını da hazırladı”

Yine Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan ve o günün koşullarında 4 bin 253 TL olan asgari ücretin kendisine verilmediğini ifade eden Aral şöyle konuştu:

“Bize ‘4 bin 253 lira 40 kuruşu bankadan yatırırım. Ama bin 428 TL’sini geri vereceksin. Yoksa işten çıkarırız’ dediler. O süreçte de eşim çalışmıyordu, sadece benim maaşımla geçinmeye çalıştığımız için kabul etmek zorunda kaldım. Bana asgari ücret aldığıma dair her maaş döneminde bir kağıt imzalattılar. Birkaç kez şikayet etmek istedim, ima da ettim; bu kez de pandemi döneminde bize verdiği parayı faizle geri almakla tehdit ettiler. Birkaç ay önce daha fazla dayanamadım ve işten çıktım. Tüm bunları yapan okul sahipleri avukattı. Hukukçular bizlerin haklarını güzelce yedi, kılıfını da hazırladı.

“Banka kartım işverende, maaşı yatırıp elden eksik veriyor”

Bir tekstil fabrikasında çalışan 36 yaşındaki İsmail Arıkan ise bu süreçte hem asgari ücret olarak yatan maaşının bir kısmını alabildiğini hem de çalışma saatlerinin artırıldığını anlattı.

Asgari ücret artıyor ancak hak ihlalleri de artıyor” diyen Arıkan, 15 saate varan çalışma koşullarına karşılık aldığı maaşın 3 bin 900 TL olduğunu ifade etti. 

İşveren, çalışanların büyük kısmına sigorta dahi yapmazken “En azından sigortam var, Allah’a şükür” der hale geldiğini söyleyen Arıkan, yaşadığı durumu şu sözlerle anlattı: 

Ben 10 senedir tekstilde çalışıyorum. Kendi işimi de yaptım ancak işler iyi gitmeyince kapatıp maaşlı olarak fabrikaya girdim. Pandemi öncesi çalışma koşulları daha insani olan fabrikada şu an köle gibi çalıştırılıyoruz. Kimi zaman 15 saate kadar iş yapıyoruz. Ama bırakın fazla mesai ücretini asgari ücret bile alamıyoruz. Banka kartımız işverende duruyor. Hesaba yatırdığı asgari ücreti kendisi çekip bize elden eksik veriyor.

Buraya Dikkat!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.