Fehmi Koru: Yeni bir yıla girerken tartıştığımız konuya bakın, özgürlükler oya sunulamaz

Fehmi Koru: Yeni bir yıla girerken tartıştığımız konuya bakın, özgürlükler oya sunulamaz

Fehmi Koru*

Türkiye’de başörtüsü sorunu yok.

Bir zamanlar öyle bir sorun vardı, ancak artık yok.

Eskiden başörtülü kızlar üniversitelere alınmaz, ‘kamusal alan’ kavramı eşliğinde başörtülü kadınların meslek sahibi olmaları engellenirdi.

Artık böyle olaylarla karşılaşılmıyor. Asker de, polis de, savcı veya hakim de olabiliyor başörtülü kadınlar…

Yine de bazılarında, bugün olmasa bile yarın -iktidar değiştiğinde- yasakların geri gelebileceği ve bu arada başörtüsünün yeniden sorun olabileceği tedirginliği var.

Gereksiz bir tedirginlik bu. AK Parti iktidardan giderse yerine gelecek yeni iktidarın paydaşı olacak partiler içerisinde ülkeyi yeniden yasaklara boğacak olan var mı?

Saadet Partisi mi bunu yapacak?

DEVA ve Gelecek partileri mi?

Demokrat Parti?

İYİ Parti?

“CHP yapabilir” diye iktidardan yayılan bir söylenti var. Ancak, yasağın uygulamadan kalkmasına, başında Kemal Kılıçdaroğlu’nun bulunduğu CHP de katkı verdi. Üstelik, yasağın bir daha geri gelmemek üzere ortadan kalktığının zihinlere kazınması için ‘yasa çıkarma’ teklifinin sahibi de CHP’nin genel başkanı…

Aslında bu konuda yasaya ihtiyaç olduğunu da sanmıyorum.

Türkiye halkı -özellikle de kadınlar- yasaklı bir ülke denemesine izin vermez bundan böyle.

İktidarın CHP’den gelen yasağı yasayla tarihe gömmek teklifine karşı “Madem öyle, işte böyle” tavrıyla ortaya attığı “Yasa yetmez, anayasayı değiştirelim” karşı çıkışı bu sebeple fazla bir anlam taşımıyor.

Var olan anayasanın temel hak ve özgürlükler ile ilgili maddeleri din ve vicdan özgürlüğünü de -dolayısıyla başörtüsü serbestisini de- kapsıyor. 12 Eylül (1980) askeri darbesine kadar böyle bir yasak yoktu; sonrasında uygulanan yasak anayasaya aykırıydı. Bugünkü iktidarın büyük partisi AK Parti’de siyaset yapanlar da, yasaklı günlerde, yasağın anayasaya rağmen uygulandığını söyleyerek özgürlük talep etmekteydiler.

Yasak anayasada değişikliğe gidilmeden kalktı, tarihe karıştı.

Samimiyet iddiasını pekiştirmek için yasa çıkartmak bile gerekmezken, anayasal düzenleme arayışına girmek, konunun yeniden tartışmaya açılması yönünden sorunlu.

Anayasa değişikliği konusu tartışılırken birilerinin maddenin yazılışına çeşitli sebeplerle itirazına da yol açılmış olacak.

Zihinler yeniden karışacak.

Muhalefet iktidarın konuyu kendilerinin verdiği ‘pası’ gole çevirmek amacıyla anayasa değişikliği haline dönüştürdüğü kanaatinde. “Verilen pası gole çevirme” benzetmesi, konuyu anayasa değişikliği yoluyla çözme girişiminin sahiplerinden -iktidardan- geldi zaten.

Konuyu içinden çıkılamaz hale getirmesi ihtimali de var anayasa değişikliği teklifinin…

Temel hak ve özgürlükler hiçbir zaman halkın oyuna sunulmaz.

Ne yani, teklif Meclis’ten yeterli oy alamadığı için reddedilirse, özgürlükçü uygulamalara son verilmesi mi gerekecek?

Diyelim, anayasa değişikliği Meclis’te yeterli oya ulaşılamadığı için reddedildi ve konu halkoylamasına sunuldu; Meclis’te reddedilme gerekçesiyle yürütülecek karşı propagandalar yüzünden teklif halktan da geçerli oyu alamazsa ne olacak?

Başörtüsünü ebediyyen özgür kılalım derken başörtüsü yasağına mı yol açılacak?

Aslında din ve vicdan özgürlüğü kapsamında olan konu sırf bu sebeple tartışılır hale gelecek.

İktidar muhalefete “Samimilerse teklifimize destek versinler” meydan okumasıyla yaklaşıyor. Oysa, CHP gibi vaktiyle yasakçı zihniyetten yana tavır almış olan parti bile geçmişteki yanlışlığının farkına varmış durumda.

Son on yılın uygulamalarına itiraz etmemesi, tam tersine özgürlükçü anlayışı benimsemesi, CHP için samimiyet testi sayılabilir. 

[CHP içerisinde başörtüsü yasağına hala taraftar, ellerine fırsat geçse yasakçı uygulamaları başlatmak isteyebilecek bir kitle ve onların temsilcisi sayılabilecek yönetim kademesinden isimler yok mudur? Herhalde vardır. Anayasa değişikliği düzeyine çıkartılması teklifi konuyu tartışılır hale getirecek ve onların seslerinin yükselmesini sağlayacaktır. Yoksa bu mu isteniyor? Böyle bir gelişmenin başörtülü kadınlara yararı mı yoksa zararı mı olur?]

Yasağın bir daha asla söz konusu olmayacağına teminat olarak CHP lideri tarafından gündeme taşınan ‘başörtüsü yasası’ nın iktidar tarafından “Samimiyseler” şartıyla anayasa değişikliği düzeyine çıkartılması, aslında konunun siyasi malzeme haline dönüştürülmesi anlamına geliyor.

Esas bundan sakınmak gerekir.

Hak ve özgürlüklerin siyasi malzeme haline dönüştürülmesinden…

Öyle bir durumda diğer bütün özgürlükler de tehdit altına düşer çünkü.

Üstelik birkaç ay içerisinde ülkemizde seçim yapılacak; hassas bir konunun böyle bir ortamda tartışılır hale gelmesi mantıklı da değil.

Yoksa zaten istenen bu mu?

Karşı teklif olan ‘anayasa değişikliği’ konusu ilk seslendirildiğinde, iktidar cephesinden bazı kişiler, özgürlüklerin halkoylamasına sunulamayacağı gerekçesiyle, buna itiraz etmişlerdi. Şimdilerde teklif yenilendiğine göre, onlar da bu görüşlerini kendi zeminlerinde herhalde tartışacaklardır.

Tartışmalılar.

Aksi halde, var olan özgürlükçü ortam, dayatılan bu son teklif yüzünden gölgelenebilir.

Samimiyet sınavı esas bu konuda olacak.

NOT: Yarın yeni bir yıl başlıyor. 2023’ün herkese mutluluk, refah ve huzur getirmesini dilerim.

*Bu yazı fehmikoru.com adresinden aynen alınmıştır.

Çağrı Tasarım Kampanya

Buraya Dikkat!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir