Fatih Altaylı: Çok bel altı bir sürece giriyoruz; zannederim ‘post 8 Haziran’ dönemine benzer bir dönem yaşayacağız

Fatih Altaylı: Çok bel altı bir sürece giriyoruz; zannederim ‘post 8 Haziran’ dönemine benzer bir dönem yaşayacağız

HaberTürk yazarı Fatih Altaylı, “Zannederim önümüzdeki seçimlere doğru giderken ‘Post 8 Haziran’ dönemine benzer bir dönem yaşayacağız” yorumunu yaptı. 

İki hafta önce kaleme aldığı yazısında “Muhalefetin kendi ayağına sıkmaya doğru gideceğini, ana muhalefet partisi içinde iktidarla yakın isimlerin iktidar koalisyonunun ekmeğine yağ sürecek açıklamalar yapmaya başlamasını, ardından da HDP içindeki bazı unsurların devreye gireceğini ve muhalefeti zor duruma düşürmek ve teröristlerle işbirliği yakıştırmasını güçlendirecek bazı gelişmeler olmasını beklediğini, Demirtaş’ın da bu süreci engelleyemesin diye içerde tutulduğunu” yazan Altaylı, şu ifadeleri kullandı:

CHP içinden bazı isimler iktidarın ekmeğine yağ sürecek açıklamalar yapmaya başladılar. Muhalefete, daha doğrusu CHP’ye yakın medya büyük bir hızla kendi kendini yıpratmaya başladı bile.

Ve tam da dediğim gibi ‘terör ve bölücülük’ 8 Haziran sonrası hızlı ve ani tırmanışı hatırlatır biçimde Türkiye’nin gündemine hızla giriyor.

Mersin’de bir PKK’lı grup ellerinde bomba düzeneği ile bir karakola saldırıyor. Bir polisimizi şehit ediyor. Birini yaralıyor. Peki söyler misiniz bana PKK son olarak ne zaman böyle bir eylem ya da eylem girişiminde bulundu. Epey olmuştur değil mi! Dahası Selahattin Demirtaş, bu saldırıyı en sert sözlerle kınıyor. Ama sesi duyulmuyor bile.

Ve biliyoruz ki, bu daha ‘entree.’ Önümüzdeki 9 ayda olabilecekleri düşünmek gerçekten ürkütücü. Tam da 14 Eylül’de söylediğim gibi. Çok çirkin, çok bel altı vuruşlu bir sürece giriyoruz. Belli ki, seçim süreci bu konu üzerinden yürütülecek. Umarım bu süreçte Türkiye’ye verilecek zarar, seçimden sonra telafi edilecek düzeyde kalır.”

8 Haziran döneminden sonra ne olmuştu?

Bahsi geçen dönemde AKP, yüzde 40.8 oy alarak iktidara geldiği 2002 seçimlerinden sonra ilk kez parlamentodaki tek başına iktidar çoğunluğunu kaybetti. HDP ise yüzde 13.1 oyla 80 milletvekiliyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) yerini aldı.

Meclis’teki aritmetik koalisyon hükümetini zorunlu kılıyordu. AKP’nin ilk koalisyon teklifini götürdüğü MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise çözüm sürecine göndermede bulunarak, 3 formül öne sürdü.

Bahçeli, ‘AKP – HDP’ ya da ‘AKP – CHP – HDP’ koalisyon hükümetlerini önerdi; bunlar olmazsa en erken tarihte seçime gidilmesi gerektiğini söyledi.

Erdoğan’ın hükümeti kurma görevini verdiği dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu, bu gelişmenin ardından CHP’yle koalisyon görüşmelerini başlattı. Ancak CHP’yle 26 Ağustos’a kadar süren ‘istikşafi’ görüşmelerden sonuç çıkmadı. 1 Kasım için erken seçim kararı alındı.

Bu sırada 2009’da Oslo görüşmelerinde temeli atılan ve zaman zaman kesintilerle devam eden Kürt sorunu konusundaki ‘çözüm süreci’ de noktalandı. Seçimlerden kısa süre sonra PKK, yol kesme ve şantiye basma eylemlerine başladı.

Çözüm sürecinin sona ermesinin ardından Türkiye, canlı bombaların intihar saldırılarına sahne oldu, bu saldırılarda onlarca insan yaşamını yitirdi.

Saldırıların ilki 20 Temmuz’da, Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde yaşandı. Kobani’ye yardım göndermek için toplanan Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) üyelerinin basın açıklaması yaptığı sırada intihar saldırısı düzenlendi. IŞİD tarafından düzenlenen canlı bomba saldırısı sonucu 33 kişi hayatını kaybetti.

Suruç saldırısından 2 gün sonra, 22 Temmuz’da ise Şanlurfa’nın Ceylanpınar ilçesinde iki polis evlerinde başından vurularak öldürüldü.

Olaydan bir gün sonra, PKK ve IŞİD’e yönelik operasyonlar başlatıldı.

Ceylanpınar saldırısını önce sahiplenen, sonra reddeden PKK, çözüm sürecinde aldığı ‘ateşkes’ kararını sona erdirdi.

7 Haziran seçimlerinden sonra Türkiye, tarihinin en kanlı olaylarından birini de 10 Ekim’de yaşadı.

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Tabipleri Birliği (TTB), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), HDP ve çok sayıda sivil toplum örgütünün katılımıyla Ankara Garı’nda düzenlenen ‘Barış mitingi’, iki canlı bombanın saldırısıyla kana bulandı.

IŞİD tarafından yapılan saldıda 102 kişi yaşamını yitirdi. Başbakan Ahmet Davutoğlu ise saldırıda IŞİD ve PKK işbirliği olduğunu belirtip, ilk kez ‘kokteyl terör’ ifadesini kullandı.

Saldırılar ve katliamların gölgesinde 1 Kasım seçimlerine giden Türkiye’de güvenlik kaygısı ön plana çıktı. AKP, yüzde 49.5 oy alarak 317 milletvekilini Meclis’e gönderdi ve yeniden tek başına iktidar oldu.

HDP oylarında ise ciddi düşüş yaşandı; yüzde 10.7 oy alarak seçim barajını sınırdan geçebildi.

Çağrı Tasarım Kampanya

Buraya Dikkat!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir