Dünyada 2022: Savaşın gölgesinde ayaklanmaların, ölümlerin ve sürprizlerin yılı

Dünyada 2022: Savaşın gölgesinde ayaklanmaların, ölümlerin ve sürprizlerin yılı

2022’de pandemi etkisi zayıflayarak sürerken, dünya yıllar sonra Avrupa’ya dönen savaşın küresel etkileri, farklı yerlerde yaşanan ayaklanmalar, ölümler, krizler derken olayların art arda patlak verdiği çok hareketli bir yıl geçirdi.

Avrupa’da dünya dengelerini değiştiren yeni savaş

2021, Covid-19 pandemisinin yılıydı ama 2022’de dünyaya damga vuran olay kuşkusuz Rusya’nın Ukrayna’yı işgali oldu. Bölgede adım adım büyüyen gerilim 2022’nin başlarında doruk noktasına ulaştı, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin 24 Şubat’ta Ukrayna’ya “özel askeri operasyon” emri verdi.

Ukrayna’ya yağmaya başlayan füzeler dünyayı şoka uğratsa da bu gerilim uzun yıllardır süren bir krizin devamı oldu. Ukrayna’da 2014’te aylarca süren Batı yanlısı Maidan gösterilerinin ardından Moskova’ya yakın Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç’in Rusya’ya kaçması üzerine ülkede Batı yanlıları iktidara gelirken, Rus güçleri Kırım’ı ilhak etmiş, doğudaki Donbas’ta da Rusya yanlıları ayaklanarak Donetsk ve Lugansk Halk Cumhuriyeti adıyla tek taraflı bağımsızlık kararı almıştı.

Donbas’ta 2014’ten bu yana Ukrayna ordusu ve ayrılıkçılar arasındaki çatışmalarda 14 binden fazla kişi hayatını kaybetmişti. Rusya, bu krizi çözmek için askeri operasyon başlattığını savunsa da artan sivil ölümler ve yıkım, katliam iddiaları ve ülkeden kaçanların yaşadığı trajedi büyük tepkiye yol açtı, birçok ülke Moskova’yı art arda yaptırımlarla hedef aldı.

Net rakamlar verilmese de iki taraftan binlerce kişi savaşta hayatını kaybetti, çatışmalar tüm şiddetiyle sürüyor.

2. Dünya Savaşı’ndan bu yana Avrupa’daki en büyük güvenlik krizi olan bu savaş, tüm dünyayı sarstı, Avrupa’yı enerji krizi ve hızla artan enflasyonla baş başa bıraktı. Dünya işgalin başından bu yana NATO ve ABD ile Rusya arasında büyük bir savaş ve nükleer çatışma korkusunu, hatta 3. Dünya Savaşı senaryolarını tartışıyor.

Batı’dan büyük askeri destek alan Ukrayna gösterdiği direnişle geri adım atmak zorunda kalan Rusya’yı şaşırtırken savaşın yakın zamanda bitme ihtimali görülmemesi nedeniyle dünya 2023’te savaş kaynaklı yeni krizlere gebe.

Bu arada Türkiye, arabuluculuk çabaları, NATO üyesi olmasına rağmen Rusya’ya yaptırımlara destek vermemesi ve İsveç ile Finlandiya’nın NATO üyeliğine itirazları nedeniyle sürecin adından en çok bahsettiren ülkelerinden biri oldu.

İran’da İslam Cumhuriyeti’ni sarsan başörtüsü isyanı

Son yıllarda zaman zaman hükümet karşıtı protestoların baş gösterdiği İran, 2022’de daha önce benzeri görülmemiş tarzda, kadınların öncülük ettiği kitlesel eylemlere sahne oldu. Gösterilerin fitilini ateşleyen olay, başörtüsü yasağına uymadığı gerekçesiyle gözaltına alındıktan sonra hayatını kaybeden 22 yaşındaki Mahsa Amini oldu. Genç kadının ölümü, ülkede yıllardır uygulanan başörtüsü zorunluluğuna ve dini uygulamalara tepkinin hızla büyümesine yol açtı. Kadın göstericiler başörtülerini çıkarıp yakarak isyana öncülük etti, liseler ve üniversiteler eylemlerin merkezi haline geldi.

100 günü aşkın süredir devam eden olaylarda aralarında güvenlik görevlilerinin de olduğu 500’e yakın kişinin öldüğü tahmin ediliyor. Binlerce kişi gözaltına alındı, şu ana kadar gösterilerle bağlantılı iki kişi idam edildi.

1979’daki İslam Devrimi’nden bu yana İranlı dini liderlere karşı en büyük başkaldırı olarak nitelenen bu gösteriler, İslam rejiminin sembollerinden biri olan başörtüsü zorunluluğuyla ve ahlak polisiyle ilgili tartışmaları da beraberinde getirdi, bazı reformcu kesimler katı dini uygulamaların yumuşatılmasını öneriyor. Tahran ise olayların büyümesinden Batı’yı, özellikle de “ezeli düşmanlar” ABD ve İsrail’i sorumlu tutuyor.

Sakin Orta Asya’da halk ayaklanması sürprizi

Dünyada 2022’nin ilk günlerinde uluslararası basının gözü bir anda genelde sakin olan Orta Asya’ya döndü. Halk protestolarının nadiren görüldüğü ve muhalefetin zayıf olduğu Orta Asya’nın en geniş topraklara sahip ülkesi Kazakistan’da hükümetin 2 Ocak’ta sıvılaştırılmış petrol gazı fiyatlarını yükseltmesi, bölgede benzeri görülmemiş kitlesel eylemlerin fitilini ateşledi.

Yaklaşık 30 yıl ülkeyi yönettikten sonra 2019’da istifa eden ancak yönetim üzerindeki etkisini sürdüren eski Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’e karşı artan hoşnutsuzluk da gösterilerde etkili oldu. Hızla ülke geneline yayılan olaylarda binlerce gösterici hükümet binalarını hedef aldı, çatışmaların büyümesi üzerine hükümet OHAL ilan etti. 10 günde 225 kişi hayatını kaybetti, 10 bine yakın kişi gözaltına alındı.

Olayların büyümesi üzerine eski SSCB devletlerinden oluşan Rusya öncülüğündeki Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü, Kazakistan’a barış gücü gönderdi. Askerlere güç kullanma emri verildi, gösteriler sert bir şekilde bastırıldı.

Göstericilerin hedefindeki kurucu Cumhurbaşkanı Nazarbayev’in Güvenlik Konseyi başkanlığı görevinden alınması, Kazakistan Halk Asamblesi’ndeki ömür boyu başkanlık yetkilerinin meclis kararıyla kaldırılması ve damatlarının istifası da, ülke yönetimindeki rekabetin boyutlarını gözler önüne serdi.

Tayvan-Çin krizi Washington ve Pekin’i karşı karşıya getirdi

ABD siyasetinin 3 numaralı ismi olan Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi, ağustosta Çin’in “kırmızı çizgisi” Tayvan’a yaptığı ziyaretle bölgede ve ABD ile Çin arasında büyük krize yol açtı.

Tayvan’ın bağımsızlığını kabul etmeyen Çin, bu ziyareti “küstahça bir meydan okuma” sayarak adayı savaş uçakları ve gemilerle kuşatma altına aldı. “Oturup izlemeyeceğiz” diyerek savaş ihtimalini gündeme getiren Çin’in uzun menzilli füzelerle düzenlediği tatbikatlar tansiyonun hızla yükselmesine yol açarken ABD de savaş gemilerini bölgeye gönderdi.

Günler süren gerilim, halihazırda gergin olan Pekin-Washington hattında son yılların en büyük krizlerinden biri oldu. ABD’deki Joe Biden yönetiminin dış politikada Asya-Pasifik bölgesine öncelik vermesiyle iki ülke arasında artan rekabetin gelecek yıl da devam etmesi bekleniyor.

Bu arada ABD Başkanı Biden ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, kasımda G20 Zirvesi için gittikleri Endonezya’da yüz yüze görüştü. Görüşme, Biden’ın 2021’de göreve başlamasından bu yana iki liderin ilk yüz yüze buluşması oldu.

İngiltere Kraliçesi öldü, monarşi karşıtı sesler yükseldi

İngiltere’de tahtta en uzun süre kalan hükümdar olan Kraliçe 2. Elizabeth, 8 Eylül’de İskoçya’daki Balmoral Kalesi’nde 96 yaşında hayata veda etti. 70 yıllık taht serüveninde ülkeyi fırtınalı süreçlerde yöneten Kraliçe, dünya çapında en çok tanınan isimler arasındaydı.

Görkemli hayatı filmlere, dizilere, şarkılara konu olan 2. Elizabeth’in ölümü, İngiltere tarihinde bir dönüm noktası oldu.

Yerine en büyük oğlu geçti ve Kral 3. Charles unvanını aldı. Kraliçe’nin günler süren cenaze törenlerinde yükselen monarşi karşıtı sesler de yeni dönemde ülkede cumhuriyet tartışmalarının başlayabileceğinin işareti oldu. Ayrıca İngiliz Milletler Topluluğu üyesi ülkelerde de bağımsızlık yanlısı açıklamalar dikkat çekti.

Demokrasinin beşiği İngiltere’de bitmeyen kriz

2022, demokrasinin beşiği İngiltere için unutulmaz bir yıl oldu. Kraliçe Elizabeth’in ölümünün yanı sıra ülke art arda gelen siyasi krizlerle dolu bir yıl geçirdi.

Önce ülkenin renkli Başbakanı Boris Johnson makamında verdiği partilerle patlak veren skandallar dizisi sonucu baskılara dayanamayarak temmuzda istifa etti. Yerine Muhafazakar Parti içinde yapılan oylamalarla Dışişleri Bakanı Liz Truss geldi ama kriz bitmedi.

İktidarda kalma çabası boşa çıkan Truss, 45 günle makamda en kısa süre kalan İngiltere başbakanı oldu. İngiliz basını, bir masaya Truss’ın fotoğrafı ile bir göbek marul koyarak “Hangisi daha çok dayanacak?” diye sormuştu ve sonunda yarışın galibi marul oldu. Truss da acıklı bir sonla siyasi kariyeri büyük yara alarak koltuğu bıraktı, yerine eski Maliye Bakanı Rishi Sunak geçti. Ülkenin en zengin ve ilk Hindu Başbakanı olan Sunak, istikrar sözü verse de ekonomik kriz ve art arda patlak veren grevler yeni yılda da sorunların ülkenin peşini bırakmayacağını gösteriyor.

Japonya’da tarikat bağlarını gün yüzüne çıkaran suikast

Siyasi şiddet olaylarının çok nadir yaşandığı Japonya, temmuzda eski başbakana yönelik suikastla sarsıldı. Ülkenin en uzun süre başbakanlık yapan ismi Şinzo Abe, 8 Temmuz’da Nara kentindeki bir seçim mitinginde konuşma yaparken göğsünden vuruldu. Ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden Abe’nin ölümü sonrası katilin ifadesi büyük tartışma yarattı.

Cinayet zanlısı Yamagami Tetsuya, ailesini yıkan Birleşme Kilisesi isimli tarikata destek verdiği için Abe’ye kin beslediğini söyledi. Ülkede tarikat-siyaset ilişkileri mercek altına alınırken iktidardaki Liberal Demokrat Parti’nin 179 milletvekilinin söz konusu tarikat ve yakın kuruluşlarla ilişkisi bulunduğu ortaya çıktı. Başbakan Fumio Kişida bazı bakanları görevden aldı.

İflasa sürüklenen Sri Lanka’da göstericiler sarayı bastı

Tarihinin en büyük ekonomik krizini yaşayan ve temerrüde düşen Sri Lanka’da aylar süren protestolar yaz aylarında kontrolden çıktı, öfkeli göstericiler temmuzda Devlet Başkanı Gotabaya Rajapaksa’nın başkent Colombo’daki sarayını ve hükümet binalarını bastı.

Göstericilerin sarayın koridorlarında slogan attığını, devlet başkanının havuzunda yüzdüğünü gösteren videolar sosyal medyada viral oldu. Olaylara hükümet yanlılarının da müdahil olmasıyla çıkan ve aylar süren çatışmalarda çok sayıda kişi hayatını kabetti ya da yaralandı. Ülkeden kaçan Gotabaya Rajapaksa istifa etti, yerine gelen Ranil Wickremesinghe OHAL ilan etti.

Finlandiya Başbakanı’nın çılgın dansları olay oldu

Avrupa’nın sessiz sakin ülkelerinden Finlandiya’da genç Babakan Sanna Marin’in “çılgın” gece hayatı, 2022’de dünya gündeminde ses getirdi. 37 yaşındaki evli başbakanın geleneksel siyasetçi profilinden uzak tarzı ve kıyafetleri çok konuşulurken, Marin’in bir ev partisindeki çılgın dansları bir anda gündeme bomba gibi düştü.

Finlandiya liderinin farklı erkeklerle samimi dans videoları da çok konuşulurken, basının karşısına çıkarak özür dileyen ancak yanlış bir şey yapmadığını savunan Marin’in gözyaşları da kameralara yansıdı. Hiçbir zaman uyuşturucu kullanmadığını, görüntüleri sızan partide sadece alkol aldığını söyleyen Marin’in uyuşturucu testinin negatif çıkması eleştirilerin bir nebze azalmasını sağlasa da genç lider hâlâ geleneksel siyasetçilerin radarında.

Seul’de Cadılar Bayramı faciaya döndü

30 Ekim’de Güney Kore’nin başkenti Seul’de yaşanan korkunç bir olay bu yılın en büyük felaketlerinden biriydi. Şehrin popüler bölgelerinden birinde düzenlenen Cadılar Bayramı kutlaması sırasında çıkan izdihamda çoğu genç ve çocuk 158 insan yaşamını yitirdi, 180’den fazla kişi yaralandı.

Dar sokakta üst üste yığılan ve kalp masajıyla hayata döndürülmeye çalışılan gençlerin görüntüleri ülke tarihine kara bir leke olarak geçti. Hayatını kaybedenlerin çoğunun izdihamda ani kalp durması sonucu öldüğü bildirildi.

Diğer felaketler

Çin’de martta China Eastern Havayolları’na ait, 132 kişi taşıyan bir yolcu uçağı Guangşi eyaletinde dağlık bölgede düştü. Kazada kurtulan olmadı.

22 Haziran’da Afganistan’ın Paktika vilayetinde meydana gelen 5,9 büyüklüğündeki depremde 1150 kişi yaşamını yitirdi.

Endonezya’da 1 Ekim’de bir futbol müsabakası sırasında polisin arbedeyi durdurmak için göz yaşartıcı gaz kullanması sonrası çıkan izdihamda 133 kişi hayatını kaybetti, 300’den fazla kişi yaralandı.

(AA)

Brezilya’nın Rio de Janeiro eyaletinde şiddetli yağışların yol açtığı seller sonucu 232 kişi hayatını kaybetti.

Avrupa aşırı sıcaklarla kavruldu

Avrupa’nın birçok ülkesinde bu yaz sıcaklık rekorları kırıldı. İngiltere’de hava sıcaklığı 40 dereceyi aşarak ülke tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı. Avrupa’nın son 500 yılın en kurak dönemini geçirdiği bildirildi.

Peki Covid bitti mi?

2020 ve 2021’e damga vuran ve dünyayı değiştiren corona virüsü salgını, ilk zamanlarındaki kadar etkili olmasa da 2022’de de çok sayıda can aldı. Özellikle yaz sonrasında birçok ülkede vaka sayılarının yeniden yükselişe geçmesi, Covid-19’un yakın zamanda gündemden kalkmayacağını gösterdi.

Can kaybı tüm dünyada 6,7 milyona, vaka sayısı da 660 milyona yaklaştı. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Covid-19 salgınının “küresel acil durum” olarak nitelendirilmeye devam edilmesi yönünde karar aldı.

Bu arada dünya, ilkbahar aylarında yeni bir salgın tehdidiyle karşı karşıya geldi. Afrika’da endemik bir hastalık olan maymun çiçeği virüsü hızla Avrupa’ya ve tüm dünyaya yayıldı, vaka sayıları 80 bini aştı. DSÖ hastalıkla ilgili acil durum ilan etti.

Dünya nüfusu 8 milyarı aştı

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA), dünya nüfusunun 15 Kasım itibarıyla 8 milyar kişiye ulaştığını bildirdi. UNFPA’nın yayınladığı rapora göre, dünyanın 2030’da 8,5 milyar, 2050’de 9,7 milyar, 2100’de 10,4 milyar nüfusa ulaşacağı tahmin ediliyor.

Almanya’da darbe planı ortaya çıktı

Yılın son ayında Almanya‘da darbe yapıp anayasal sistemi değiştirmek isteyen aşırı sağcı bir gruba baskın düzenlendi. Operasyona 3000 özel polis katıldı, Almanya ile Avusturya‘da onlarca merkez basıldı.

Aralarında hakim ve askerlerin de olduğu, Alman imparatorluğu hayali kuran “Reichsbürger” adlı grubun, darbe başarılı olursa prenslikler ve monarşinin kurulması planı yaptığı, “gerekirse kan dökmeye hazır askeri kanat“ oluşturduğu ortaya çıktı. Almanya gibi bir ülkede böyle detaylı bir darbe planının çok sayıda destekçi bulması yetkilileri alarm durumuna geçirdi.

Çağrı Tasarım Kampanya

Buraya Dikkat!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir