Plastik ambalajlara alternatif arayışı büyük şirketleri de harekete geçirdi

Rebecca Prince-Ruiz başlattığı çevre dostu “Plastiksiz Temmuz” kampanyasının yıllar içinde gördüğü ilgiden memnun. 2011’de yaklaşık 40 kişiyle yola çıktığı bir ay boyunca plastik ürün kullanmama girişiminin bugün 326 milyon takipçisi var.

Avustralya, Perth’te yaşayan Prince-Ruiz, “Her sene ilginin arttığını gördüm” diyor. Prince-Ruiz, “Plastiksiz: Küresel Çevre Hareketinin İlham Verici Hikayesi ve Önemi” adlı bir kitabın da yazarı.

Dünya Doğayı Koruma Vakfı’nın (WWF) 2019 raporuna göre 2000 yılından bu yana plastik sanayii, önceki yılların en az toplamı kadar plastik üretti.

Raporda, “Saf plastik üretimi 1950’den bu yana en az 200 kat arttı ve 2000’den bu yana yüzde 4 oranında büyüdü” deniyor.

Bu oranlar, doğada bıraktığımız zehirli karbon ayak izlerinin azaltılması için şirketleri de harekete geçirdi ve tek kullanımlık plastikler yerine biyolojik olarak toprakta çözünebilen, gübreye karışabilen biyoplastikten yapılan ambalajlar kullanılması için girişimler başlatıldı.

Doğadaki plastikler 20 ila 450 yıl arasında parçalanıyor

Ambalajlar polihidroksialkanoatın (PHA) bir türünden yapılacak. Görüntüsü ve maddesi plastik gibi olacak ama gübreye karışıp çözünebilecek. Plastik maddelerin ise tamamen parçalanması 20 ila 450 yıl sürüyor.

Danimer Scientific şirketinin polimer ürünleri kanola yağından yapılıyor ve ahşap maddeye benzer etkileşim gösteriyor. Bu da bakteri ile temasa geçtiğinde ayrışması demek. ABD’nin Georgia eyaleti merkezli Danimer Scientific Genel Müdürü Stephen Croskrey, “PHA doğal yollarla yok oluyor, bu hala her tür ürün için en sağlam madde” diyor.

Mars Wringley’in küresel sürdürülebilirlik bölümü başkan yardımcısı Alastair Child, “Bizim vizyonumuz ambalajların 2025’ye kadar atık olmadığı döngüsel bir ekonomiyi desteklemek. Saf plastik kullanımımızı da %25 oranında azaltmayı, plastik ambalajlarımızın da %100’ünü yeniden kullanılabilir, geri dönüştürülebilir veya gübrelenebilir hale getirmeyi planlıyoruz” diye açıklıyor geleceğe dair planlarını.

Alternatif ambalajlamada biyolojik olarak parçalanabilen ürünler ile gübrelenebilir ürünler arasındaki farkın anlaşılmasının önemli olduğu vurgulanıyor. Massachusetts Lowell Üniversitesi Plastik Mühendisliği Bölümü’nde görevli Doç. Dr. Meg Sobkowicz, bu iki farklı ifadenin sıklıkla birbirlerinin alternatifi olarak kullanıldığına dikkat çekiyor:

“Her şey biyolojik olarak parçalanabilir ama hepsi gübrelenebilir ortama uygun olmayabilir. Bunlar için ayrıca bir gübreleme programına veya özel bir çöp kutusuna ihtiyacınız olmaz. Doğrudan bahçe toprağına karıştırabilirsiniz.”

Sobkowicz, polimer plastiklerin aynı şekilde parçalanamadığını çünkü içindeki moleküllerin suyun erişimine kapalı olduğunu söylüyor. Bunun ayrıca tüketim alışkanlıklarıyla da ilgili olduğunu ifade eden Sobkowicz, örnek olarak su geçirmez, kir ve su tutmaz plastik çantaları gösteriyor.

Tek engel: Maliyet

PHA gibi çevre dostu ambalajların yaygın kullanımının önünde bir engel var: Maliyet.

Bunların üretim maliyeti sıradan bir plastik üretim maliyetinin 3-5 katı olabiliyor.

California merkezli Mango Materials ve Londra merkezli Polymateria adlı şirketler ise yüksek maliyetine rağmen biyolojik olarak çözünebilen ürünlerin imalatını artırma yoluna gitti.

Örneğin, Polymateria şirketinin “Cycle+” adlı plastik maddesi biyolojik olarak üç yıl sonra parçalanabilir ve kullanım ömrü içinde de geri dönüşüme girebilir olarak tasarlandı.

Müşterileri arasında Doğu Afrika’da ekmek çantası yapan bir şirket de var. Bir diğeri de bardak ve gıda ambalajında Polymateria ürünleri kullanan Extreme E adlı elektrik yarış serisi.

Plymateria’nın Genel Müdürü Niall Dunne, plastik sanayiinin giderek yükselen alternatif ambalaj trendine ayak uydurması gerektiği görüşünde:

Sobkowicz, bu baskıyla endüstrinin daha önce geri dönüştürülebilir plastik şişelerde kullanılan zehirli BPA maddesinin kullanımından da kaçınmaya başladığını söyledi:

“Sanıyorum artık maliyetine rağmen, halkın kaygıları çevre dostu ambalaj kullanımına ağırlık vermeye itiyor.”

  • Netflix’teki Seaspiracy belgeselinde dile getirilen iddialar doğru mu?

Mars Wringley’de görevli Alastair Child “Bunu tek başımıza yapamayız” diyor ve ekliyor:

“Döngüsel bir ekonomi yaratabilmek, endüstrinin, hükümetlerin, STK’ların ve tüketicilerin ortak hareket etmesiyle olur. Yeni şeyler öğreneceğimiz daha çok materyalin, yeni tasarımların piyasaya girdiğini görmeyi çok isteriz. Ama her şeyden önemlisi bu döngünün tamamlandığını görmek olur.”

haberbuketi

İlkeli ve tarafsız habercilik anlayışıyla gerçek gündemi paylaşmak için tüm gücümüzle çalışacağız.

Türkiye'nin gerçek gündemini bizimle takip edin.

View All Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir