CHP’li Murat Bakan’dan Süleyman Soylu’ya zor sorular: ‘Senin troll ordun var mı?’

CHP’li Murat Bakan’dan Süleyman Soylu’ya zor sorular: ‘Senin troll ordun var mı?’

Polislerin promosyon ödemelerinin düşük tutulduğu, polis intiharlarında ciddi artışlar yaşandığı ve son olarak da Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesindeki siber bilişim uzmanlarından İçişleri Bakanı Süleyman Soylu için “troll ordusu oluşturulduğu” iddialarını gündeme taşıyan CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan, açıklamalarda bulundu.

“POLİSE AYDA 300 TL PROMOSYON”

Bakan, polislerin promosyon ödemelerinin diğer kurumlara göre çok düşük olmasını bir soru önergesiyle TBMM’nin gündemine getirdiklerini anımsatırken, şunları söyledi:

“2 bin- 3 bin personeli olan kurumlar 3 yıl için 20 bin TL- 30 bin TL- 40 bin TL gibi rakamlarda promosyon bedeli aldılar. Mesela Adalet Bakanlığı 3 yıl için 25 bin liralık bir promosyon sözleşmesine imza attı. Şimdi böyle olunca ben de 2015 yılından beri polislerin ve askerlerin özlük haklarıyla ilgili çalışan bir milletvekili olarak şunu sordum; birincisi, 2 bin personeli olan kurum 30 bin liralık promosyon sözleşmesine peşin olarak imza atarken siz neden 5 yıllık sözleşme imzaladınız? Siz neden polisin 5 yılını kapsayacak bir sözleşme imzaladınız? İkincisi, neden taksit taksit sözleşme yaptınız, ayda 300 lira 300 lira? Üçüncüsü, niye 3 yıl olarak hesap ettiğinizde diğer kurum, Anadolu Üniversitesi sanırım, 40 bin lira alıyor… Neden polis 3 yıl için bugünkü rakamlarla hesapladığınızda 10 bin 800 lira alıyor. Emniyet Genel Müdürlüğü artacağını söylüyor. Ama artan rakamın bir önemi yok. Çünkü enflasyona karşı parayı korumuş olacak. Enflasyon oranında da arttırılabileceğini sanmıyorum.”

“POLİSE ‘ŞEREFSİZSİN’ DİYEN HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNSALARDI”

Bu soruları sorduktan sonra çok sayıda polis memurundan destek mesajı aldığını vurgulayan Murat Bakan, şöyle devam etti:

“Polisler çok dertli bu konuda. Şu an 330 bin personel içerisinde neredeyse tamamına yakınının ya kredili mevduat hesabı borcu var ya kredi kartı borcu var. Zor koşullarda görevlerini yapıyorlar. Bunların haklarını sorduğumuz için Emniyet Genel Müdürlüğü dezenformasyon yaptığım gerekçesi ile hakkımda suç duyurusunda bulunacağını söyledi. Şimdi neresinden bakarsanız bakın elle tutulur bir şey değil bu. Birincisi, ben polisin hakkını savundum, aslında emniyet genel müdürünün yapması gerekeni yaptım. İkincisi, emniyet genel müdürlüğü bir milletvekili hakkında suç duyurusunda bulunacaksa bu polise ‘şerefsizsin’ diyen AKP Mersin Milletvekili hakkında olmalıydı. Polise hakaret edenle ilgili bir şey yok. O polislerde açığa alındı. Ben de polisin hakkını savunduğum için suç duyurusu ile karşı karşıya kalmış oldum. Ama benim için bunun bir önemi yok. Zaten biz bu işi bunun için yapıyoruz. Bunun sonucu ne olursa olsun, bu bir hak mücadelesi. Polisin ve askerin yanında olmaya devam edeceğiz. Şu an bana yapılan bir tebligat yok. Fezlekeyi hazırlayıp meclise gönderecekler. Zaten başka fezlekemiz de var. Bir tane daha eklenmiş olacak.”

BAKAN SOYLU’YA: SENİN TROLL ORDUN MU VAR?

Murat Bakan, bir soru önergesiyle TBMM gündemine de taşıdığı “İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun kendi siyasi çıkarları için Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde 500’e yakın siber bilişim uzmanı görevlendirdiği” iddialarıyla ilgili ise şunları söyledi:

“Bu çok zamandır konuşulan bir mevzuydu. Karanlıkta kalan yönleri vardı. T24’ten Tolga Şardan bir köşe yazısı yazdı bu konuyla ilgili. Bizim açımızdan da bazı konular aydınlanmış oldu. Biz kendi bildiklerimizi ve o köşe yazısında yazılanları bir soru önergesi ile meclise taşıdık. Kısaca şunu söylüyoruz; senin bir troll ordun var, şahsi, siyasi ikbalin için bu troll ordusunu kullanıyorsun ve bunlar devletin memuru haline gelmiş. Nasıl devletin memuru haline gelmişler? 2016 yılında çıkan bir KHK ile süreli olarak çalışmak üzere siber bilişim uzmanı adı altında 500 kişilik kadroya Emniyet Genel Müdürlüğü bir yer açmış. Ama bunlar taşeron. 2017 yılında devlette çalışan 1 milyon taşeronun devlet kadrolarına geçirilmesi söz konusu olduğunda Süleyman Soylu bu 500 kişinin de devlet kadrolarına geçmesi için bir komisyon oluşturuyor. Ancak bu 500 isim, tam rakam 496 isim, bakanlığa gidince değişiyor. Orada çalışanlar değil başka isimler ekleniyor, iddia bu. Biz bu iddiayı sorduk. Ve komisyon üyeleri bunun yasal olmadığını söylüyorlar, altına imza atmıyorlar. Bu komisyon üyeleri çeşitli illere sürgün ediliyor, terfi ettirilmiyorlar. Sorularımızdan biri bu. Bu iddia doğru mu? İkincisi, bunların içerisinde sizin yakın çalışma arkadaşınız var mı? Hatta şimdi soruyorum bunu da akrabanız var mı? Sizinle aynı soy ismi taşıyan sizinle kan bağı olan birinci, ikinci, üçüncü derece kan bağı olan insan var mı bu 500 kişi içerisinde?”

“ONAY VEREN KOMİSYON ÜYELERİ TERFİ ETTİRİLDİ” İDDİASI

Bu siber bilişim uzmanlarının alımı için onay veren ikinci komisyonla ilgili de çarpıcı bir iddiayı gündeme getiren Bakan, şöyle devam etti:

“Buna onay veren ikinci komisyon da yasal olmamasına rağmen, iddia o ki, çok iyi yerlere terfi ettirilmiş. Yurtdışı görevler almış. Biz bunu soruyoruz. İçişleri Bakanı olarak kamunun güvenliği için çalışmanız gerekirken, suç ve suçluyla mücadele etmeniz gerekirken, sosyal medyada size destek olacak bir troll ordusunu devletin parasıyla istihdam ediyor musunuz? Bunun içerisinde yakınınız var mı? Bunlar sadece sizin siyasal çalışmalarınızda rakiplerinize karşı bir avantaj sağlamak için hem AKP’de hem de muhalefet partilerinde, AKP için çalışıyorlar mı? Bu insanların maaşlarını devlet öderken, siz nasıl bunu kendi siyasal çalışmalarınızda, siyasal hedeflerinize ulaşmak için kullanabilirsiniz? Bunu soruyoruz. Ne yapmış oluyoruz; milletvekili olarak denetim görevimizi bu soru önergesiyle yerine getirmiş oluyoruz. Ama biz bunları sorduğumuzda tabi bir yanıt gelmiyor, başka şeyler söylüyorlar. İşte ‘siber suçlarla mücadele birimine saldırdı’. Ben siber suçlarla mücadele birimine saldırmıyorum. Orada hakkıyla görev yapan polis arkadaşlarımı bu işin dışında tutuyorum. Bu şekilde giren 496 teknik personel içinde trollük yapmayan, işini hakkıyla yapanları da dışarıda tutuyorum. Bize sosyal medya hesabı üzerinden saldıran, Soylu’nun muhaliflerine saldıran, devletin parasıyla devlet memuru olarak taraf gözetmemesi gerekirken onun personeli gibi çalışanlar için bizim soru önergemiz.”

“SOYLU’NUN CUMHURBAŞKANLIĞI HEDEFLERİ OLDUĞU BİLİNİYOR”

Murat Bakan, Soylu’nun bu troll ordusu ile aynı zamanda AKP içinde de egemenlik mücadelesi yürüttüğü iddialarını da dile getirirken, şunları söyledi:

“Var zaten öyle bir egemenlik mücadelesi. Süleyman Soylu’nun Cumhurbaşkanlığı hedefleri olduğu biliniyor. Sedat Peker’in ifşalarından sonra bu hedefler sekteye uğradı. İtibar kaybetti. Yaptığı tüm çalışmalarda da açıklamalarında da hukuka bağlı olmadığını, hukuk dışı da hareket edebileceğini, bir suçlunun iadesi anlaşmasıyla ilgili gerekeni yapmasına gerek olmadığını, deport edip paketletip gönderebileceğini… Geçenlerde bir Sırp mafya lideri İstanbul’da öldürüldü, sanırım. Bununla ilgili geçmişte açıklaması var. Diyor ki biz hiç kanun manuna gerek yok, bunu deport ederiz, siz paketler götürürsünüz. Yani hukuk tanımıyor. Ya da biz binayı yıkarız, hukuk sonradan gelsin diyor. Daha önce bunula ilgili yaptığı açıklamalar var. Yani hukuk tanımayan dili ile öfke dili kullanan, AKP içinde de bir iktidar mücadelesinin bir parçası olarak gören ve İçişleri Bakanlığı’ndaki personelin yetkisini, etkisini de bu mücadelenin bir parçası olarak kullanan bir profil görüyoruz. Ve bunu biz bir soru önergesi olarak veriyoruz. Bakalım nasıl cevap verecek Soylu.”

“POLİSİN PARASINI BU TROLLERE Mİ HARCIYORSUN?”

Attığı tweetlere Süleyman Soylu yerine bakan yardımcılarının cevap verdiğini aktaran Murat Bakan, sözlerini şöyle noktaladı:

“İki bakan yardımcısı var İsmail Çataklı ve Mehmet Ersoy. Bunlar Murat Bakan’a cevap yetiştirme bakan yardımcıları. Başka işleri, güçleri yok, güvenlikle falan uğraşmıyorlar. Bazen bana Emniyet Genel Müdürlüğü cevap veriyor, bazen İçişleri Bakanlığı’nın Basın Protokol Medya Daire Başkanı cevap veriyor. Bunların tweetlerini birileri RT ediyor, polisler değil. Polisler benim tweetlerimi RT ediyor. Çünkü onların hakkını ben savunuyorum. Bunların tweetlerini RT edenlere baktığınızda takipçisi olmayan hesaplar olduğunu görüyorsunuz. Hep aynı tweetlerin RT edildiğini görüyorsunuz. Belli ki birilerinin oluşturduğu troll hesaplar. Kim bunlar? Bu adamlar neden Mehmet Ersoy’u, İsmail Çataklı’yı RT eder. Bunları kim oluşturdu? Parası kimin cebinden ödeniyor? Herhalde bunlar maaşla istihdam ediliyor, boşuna bu işleri yapmıyorlar. Herhalde İsmail Çataklı, Mehmet Ersoy bakan yardımcısı maaşıyla istihdam etmiyor bunları. Ya da Süleyman Soylu. Tepede o var çünkü. Bütün bu işi organize eden, o işin başında o var. Bunlar da ona bağlı çalışıyor. Biz de bunu sorguluyoruz. Neden kardeşim niye bunlar varlar. Senin işin gücün bitti, suç ve suçluyla, terörle mücadele işin bitti, troller üzerinden, sosyal medya üzerinden rakiplerini küçük düşürmeye çalışmak ya da onlarla ilgili algı yönetimi mi oluşturmak senin işin diye soruyoruz. Ya da vatansever, ülkesi için canını veren polis için gerekli tedbiri almıyorsun, parayı buraya mı harcıyorsun diye soruyoruz.”

Buraya Dikkat!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.