Bakan Ersoy, Kız Kulesi’nde incelemelerde bulundu: “Müdahale edilmesi kaçınılmazdı; 80 yıldır kimsenin cesaret etmediği bir şeyi Kültür ve Turizm Bakanlığı yapmaya karar verdi”

Bakan Ersoy, Kız Kulesi’nde incelemelerde bulundu: “Müdahale edilmesi kaçınılmazdı; 80 yıldır kimsenin cesaret etmediği bir şeyi Kültür ve Turizm Bakanlığı yapmaya karar verdi”

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kız Kulesi’nde yapılan restorasyon çalışmalarını inceledi. Hedeflerinin 2023 yılı mart ayına kadar Kız Kulesi’ni ziyaretçi ile buluşturmak olduğunu ifade eden Bakan Ersoy, “Beton ve inşaat demiri kullandığınız zaman yapının yükünü inanılmaz derecede artırıyorsunuz. Müdahale edilmesi kaçınılmazdı. 80 yıldır kimsenin cesaret etmediği bir şeyi Kültür ve Turizm Bakanlığı yapmaya karar verdi. Bir kule müze formatı kazandırdık. İstanbulluların uzaktan seyrettiği bir yapıydı şimdi içeriden İstanbul’u seyrettikleri bir yapı haline getirilecek” dedi.  

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Eylül 2021’den bu yana restorasyon çalışmaları devam eden İstanbul’un sembol yapılarından Kız Kulesi’nde bugün yaptığı incelemelerin ardından açıklamalarda bulundu.

Bakan Ersoy, Kız Kulesi’nin restorasyon esnasında çevresinin brandalarla çevrilmesine ilişkin olarak, “İtalya’da da bu çaplı restorasyona gittiğiniz zaman dışına bir koruma iskelesi çekilir, koruma iskelesinin önüne de jüt örtü çekilir. Jüt zaten yarı şeffaftır. Özellikle yarı şeffaf çekiliyor ki görebilin diye. Burası dünyada en çok görüntülenen 5 binadan birisi. Bunu özgün haliyle ne kadar görüntülersek bizim için, İstanbul için, Türkiye için o kadar önemli” ifadelerini kullandı. 

“Orta şiddetli bir depremde yıkılmaya müsait”

Kız Kulesi’nin kubbe kısmından sökülen betonarme yapının binaya yük bindirdiğine dikkat çeken Bakan Ersoy, “Beton ve inşaat demiri kullandığınız zaman yapının yükünü inanılmaz derecede artırıyorsunuz. Mevcut yapı tasarlanırkenki statik yapısından çok uzak hale getiriyorsunuz. Yapıda orta ve uzun vadede ciddi hasarlar oluşturuyor. Binanın statiğini bozuyorsunuz. Bütün eklentiler statiği el verdiği ölçüde söküldü. Yapı orta şiddetli bir depremde yıkılmaya müsait. 80 yıllık betonarme kullanıyorsunuz” dedi. 

“Orijinaline uygun şekilde üretip yerine takacağız”

Ersoy, açıklamalarına şöyle devam etti: 

“Hocalarımızın hazırladığı proje dahilinde özgün malzemeleri, ahşaplardan tekrar bu yapıyı ahşaptan orijinaline uygun şekilde üretip yerine takacağız. Üzerine yine kurşun kaplaması gelecek. Onun üzerine dış etkenlere dayanıklı metalden bayrak direği oturtulacak. Kubbenin üst tarafında da orijinalinde olduğu gibi altın varaklama işlemi de yapılacak. Bayrak direği sivri bir yapı olmasına rağmen yıldırımlardan koruyacak herhangi bir önlem alınmamış. Yıldırımlı bir havada bina devamlı yıldırım yemiş. Bunlarla ilgili gerekli önlemleri de alıyoruz. 

“Kulenin altında da düzeltme yapılıyor”

80 yıla varan bir hatalar zincirinin düzeltildiği dönemden geçiyoruz. Bundan sonra 100-150 yıl boyunca hiç sorunsuz bir şekilde gidecek halde yapıyı gerçek anlamıyla restore ediyoruz. Yapının alt kısmında da Ulaştırma Bakanlığımızla ciddi çalışma var. Haddinden fazla yük bindirildiği için binaya altında da çatlaklar oluşmuş. Oralarda da düzeltme yapılıyor. 

“Yapılan işlemlerin tamamını belgeleriyle birlikte yayınlıyoruz”

Yeterli bilgi verilmedi gibi bir eleştiri oldu. Ben bu eleştiriye katılmıyorum. Bu çalışmaya Eylül 2021 sonunda başladık. O tarihten itibaren hocalarımızla birlikte düzenlendiğimiz basın toplantısında yapacağımız işlemleri anlattık. Şeffaflık adına, burada yapılan işlemlerin tamamını belgeleriyle birlikte yayınlıyoruz. Çok şeffaf bir şekilde her şey orada belirtiliyor.

“Müze Kart uygulaması geçerli olacak”

O müdahale etmezse, sen müdahale etmezsen, ben müdahale etmezsem, eğer dezenformasyonu göğüsleyemezsek bu devlet ne zaman ileri gidecek. Biz doğru insanlarla doğru projeleri yapalım, bilime uygun şekilde yapalım. Doğrular nasıl olsa çıkar. Biz tabi ki dezenformasyona uğrayacağız. Bu yapıların önceki hallerini, sonraki hallerini en kolay şey eleştirmek. Burası da restoran ağırlıklı kullanılıyordu ve İstanbbullu’nun ziyaret edemediği bir ortamdı. Biz burada da aynı Galata Kulesinde olduğu gibi Türk vatandaşlarını ayrıştırıyoruz. Müze Kart uygulaması burada da geçerli olacak.

“2023 Mart’ta açılacak”

İnşallah yılsonuna doğru bütün bu çalışmaları burada tamamlayacağız. Ocak şubat gibi, hava müsait değil ama hedefimiz mart ayına kadar burayı tekrar ziyaret edilebilecek hale getirip 2023 başında başta Türk halkı olmak üzere dünyaya burayı tekrar sergilemek.”

“İstanbulluların uzaktan seyrettiği bir yapıydı şimdi içeriden İstanbul’u seyrettikleri bir yapı haline getirilecek”

Binanın çevresine çekilen örtüyle ilgili de açıklama yapan Ersoy, “İtalya’da da bu çaplı restorasyona gittiğiniz zaman dışına bir koruma iskelesi çekilir, koruma iskelesinin önüne de jüt örtü çekilir. Jüt zaten yarı şeffaftır. Özellikle yarı şeffaf çekiliyor ki görebilin diye. Burası dünyada en çok görüntülenen 5 binadan birisi. Bunu özgün haliyle ne kadar görüntülersek bizim için, İstanbul için, Türkiye için o kadar önemli. Bir kule müze formatı kazandırdık. İstanbulluların uzaktan seyrettiği bir yapıydı şimdi içeriden İstanbul’u seyrettikleri bir yapı haline getirilecek” dedi. (DHA) 

Buraya Dikkat!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.