‘Asgari ücretle çalışan işçilerin oranı yüzde 62,54’

‘Asgari ücretle çalışan işçilerin oranı yüzde 62,54’

İYİ Parti Eskişehir Milletvekili Arslan Kabukcuoğlu, TBMM’nde düzenlediği basın toplantısında asgari ücret konusunda açıklamalarda bulundu.

Asgari ücretin, yasal bakımdan işçilere emekleri karşılığında ödenecek en düşük seviye olduğunu ifade eden Kabukcuoğlu, “Asgari ücret işçinin gıda, konut, sağlık, ulaşım ve kültürel gereksinimlerini günün fiyatları üzerinden en az düzeyde karşılayacak biçimde hesaplanmaktadır. 2004 tarihinde yayınlanan Asgari Ücret Yönetmeliği’nde asgari ücret, işçilerin normal bir çalışma günü karşılığında ödenen ve işçinin gıda, konut, giyim, sağlık, ulaşım ve kültürel alandaki zorunlu ihtiyaçlarını günün fiyatları üzerinden asgari düzeyde yetecek ücret olarak tarif edilmektedir. Uluslararası Çalışma Organı, İLO, asgari ücreti, işçiye yeterli yaşam koşullarını sağlayacak bir düzeyin garanti edilmesi olarak tanımlamaktadır” dedi.

“ASGARİ ÜCRETTEN VERGİ ALINMASI ÖNEMLİ BİR ÇELİŞKİDİR”

Bazı ülkelerde toplu iş sözleşmeleri ile asgari ücretlerin belirlendiğini belirten Kabukcuoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

* Emekçi sınıfının en az beklentiye sahip olduğu, en ucuz besinleri tükettiği bir ülkede halk, her türlü talihsizliklere ve sefalete açık yaşar. Bu insanlar dibe vurmuş olduklarından, daha da aşağıya çekilecekleri bir düzey kalmamıştır. Bu nedenlerle hükümetin asgari ücret belirlemesi yerindedir. Ücretlerin belirlenmesinde, doğal ücret teorileri, ücret fon teorisi, artı değer teorisi, marjinal verimlilik teorisi, pazarlık gücü teorisi, satın alma gücü teorisi gibi kuramlar geliştirilmişse de, tam bir mutabakat sağlanamamıştır.

* Ülkemizde asgari ücret üzerinden vergi alınması önemli bir çelişkidir. Asgari düzeyde yaşayacak kadar tabiri tanımın içindeyken, vergi alınarak asgari ücret aşındırılmaktadır. Dünyada asgari ücretin belirlenmesine dair pek çok yöntem vardır. Bazı ülkelerde asgari ücreti yargı belirlemekte iken, bazılarında da kanun koyucu ya da yetki verdikleri makamlar belirliyor.

* Asgari ücreti, hükümetin belirlediği ülkeler de var. Birtakım ülkelerde ise etkin tavsiye gücüne sahip, kurullarca belirleniyor. Başkaca ülkelerde görevi asgari ücreti belirlemek olan, aldığı karar itiraz yolu kapalı olan kurumlar var. Bazı ülkelerde toplu iş sözleşmeleri ile asgari ücret belirlenmektedir.

“İŞÇİLER HER YIL MAAŞLARI ARTSIN DİYE HÜKÜMETE EL AÇIYOR”

Türkiye’de 10 milyon civarında işçinin asgari ücretle çalıştığına dikkat çeken Kabukcuoğlu şöyle konuştu:

* Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca hazırlanan 2022 Temmuz ayı istatistiklerine göre, ülkemizde 15 milyon 987 bin 428 işçi olduğu düşünüldüğünde, çalışma yaşamında yer alan işçilerimizin yüzde 62,54’ü asgari ücret almaktadır. Ülkemizin, Avrupa Birliği ülkeleri içinde en düşük asgari ücrete sahip ülkelerden biri olmanın yanında, asgari ücretle çalışanların oranının en yüksek olduğu ülke olduğu gerçeğini göz önünde bulundurmamız gerekiyor.

* Asgari ücretle çalışan işçilerin oranı Yunanistan’da yüzde 4, Almanya’da yüzde 5, Fransa’da yüzde 8, Polonya’da yüzde 17 ve bize en yakın orana sahip Romanya’da yüzde 21 iken, ülkemizde yüzde 62,54’tür. Ülkemizde ekonomik dengeler çalışanlar aleyhine bozulmaktadır. Son 2 yılda işçilerimizin milli gelirden aldıkları payda yüzde 4,4, işçi ücretlerinde yüzde 14 düşme oldu. Çalışanların Milli Gelirdeki bu kayıpları başka gruplara transfer edilmiştir.

* Çalışanların üçte ikisi asgari ücretle çalışıyor olması hükümetin eline başka bir koz vermiştir. İşçiler her yıl maaşları artsın diye hükümete ellerini açıyor, gözlerini kapatıyorlar. Böylece hükümet ne verse işçi çaresiz. Ülkemizde asgari ücret hükümetçe oy istismarına uğrayan bir alan olmuştur. Toplu iş sözleşmesinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı 4 toplantı yapıyor. Sonuçta kararı hükümet veriyor. Sanki işçilerin fikri alınıyormuş gibi yapılıyor.

“İŞ KOLLAR İÇİN AYRI AYRI ASGARİ ÜCRET BELİRLENMELİ”

Ülkemizde şimdiye kadar asgari ücret uygulamalarının pek çok mahsurları olduğunu ve bunların düzeltilmesi için, Aralık 2022 tarihi bir fırsat olduğunu da belirten Kabukcuoğlu, asgari ücret belirlenirken şu hususların dikkate alınması gerektiğini söyledi:

* İşçinin aile fertleri de dikkate alınmalıdır.

* Asgari ücret üzerindeki vergiler işçiyi daha da fakirleştirmektedir; asgari ücret vergi dışı kalmalıdır.

* Bölgeler arasında büyük farklılıklar vardır. Bölgeler arasındaki farklılığa göre asgari ücret belirlenmelidir. Vanlı İstanbullunun yüzde 25’i kadar, Mardinli İstanbullunun yüzde 30’u kadar, Erzurumlu İstanbullunun yüzde 40’ı kadar kişi başına gelir elde ediyorlar. Asgari ücret, İstanbul dışında yaşayan vatandaşların, İstanbul’da yaşayan vatandaşların gelirini yakalamasına vesile olmalıdır.

* İş kolları için ayrı ayrı asgari ücret belirlenmelidir.

* Hükümetin son yıllarda oynadığı ekonomik politikalar yüzünden, ücretliler önemli gelir kaybına uğradılar. Oluşturulacak yeni asgari ücretle, yoksulluğun azaltılması hedeflenmelidir. Son yıllarda görülen enflasyonun, ücretlilerin gelirlerinde neden olduğu kayıpları telafi için, asgari ücret belirlenmesi önemlidir. Ayrıca asgari ücret 2020 yılından itibaren ortalama ücret olmaya hızla yönelmiştir.

* Asgari ücret yalnızca asgari ücretliler değil, üst grup işçileri de yakından ilgilendirmektedir.

* Ülkemizde asgari ücret geçmişe yönelik olarak belirlenmektedir. Türk-İş genel başkanının söylediği gibi, önce asgari ücret artacak propagandası yapılmakta, tüketim ürünlerinin fiyatı yükselmekte, sonra da yeni asgari ücret ilan edilmektedir. Bu tamamen işçinin aleyhine çalışan piyasa mekanizmasıdır. 4 kişilik bir işçi ailesinde, asgari ücret açlık sınırı civarındadır. Bu görüşle belirlenen asgari ücretle bir işçi ailesinin refahı yakalaması mümkün değildir. Asgari ücret belirlenirken işçinin ailesinin dikkate alınmaması büyük bir haksızlıktır.

* Ülkemizde işçi sayısının düşmesinden başka sendikalı işçi sayısı da azalmaktadır. 2020 yılında Türkiye’de sendikalı işçilerin oranı yüzde 10’dan az iken, Belçika’da yüzde 50, İsveç’te yüzde 65, Hollanda’da yüzde 15, Almanya’da yüzde 16’dır. İşçilerin sendikalı olmamaları, onların etkin hak aramasına engel olmakta, siyasi güçlerini zayıflatmaktadır. Sendikalı işçilerin sayısal azlığı, sendikasız işçilerin de haklarının verilmemesine neden oluyor. Sözcü

Buraya Dikkat!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir